Mesai Saatlerini Azaltsak, Evden Çalışmaya Başlasak Üretkenliğimiz Artar mı?

“Bu iş için ofise gelmeme ne gerek var ki? Zaten bilgisayar üzerinden çalışıyorum.”

“Çalışma zamanıma kendim karar vermek istiyorum. ”

“Evden çalışsam yolda bu kadar zaman kaybetmem.”

Sabah sekiz, akşam altı bir işiniz varsa, gökyüzünü görmeden bir plaza katında ömrünüzün büyük bir kısmını harcıyorsanız, işe iki saatte gidip eve üç saatte dönüyorsanız çalışmak için yaşayanların arasına girmişsiniz demektir. Günün ilk yarısı daha çabuk geçer, öğle arası gelmeden yemek planları yapılır. Öğle yemeği de biraz uzar hep zaten. Sonrasında bir ağırlık çöker ve son birkaç saat geçmek bilmez. Haftanın ilk günü pazartesi sendromuna yakalanılır; cuma günleri, “Çok şükür bu haftanın da sonunu getirdik” nidaları atılır. Bu iş hayatından sıkıldıysanız belki de mesai saatlerini kendinizin belirleyebileceği evden çalışma şeklini denemek isteyebilirsiniz. Fakat evden çalışmak, çalışma saatlerini hayatınızın ritmine göre ayarlamak ne kadar verimli bir yöntem? Hiç mi dezavantajları yok?

Hepimiz pazar gecesi nasıl evden çalışacağımızı ve e-posta atacağımızı öğrendik fakat yalnızca birkaçımız nasıl pazartesi öğleden sonra sinemaya gidileceğini bilebiliyoruz (Ricardo Semler, 2014).

Brezilyalı iş insanı Ricardo Semler, esnek çalışma modelini şirketinde uygulayarak verim alan bir CEO. Çalışanlarının dağa tırmanmak için 80 yaşlarını beklemek zorunda olmadığını vurguluyor ve esnek çalışmanın avantajlarından bahsediyor. Aslında evden çalışırken çalışma saatlerini ve mekânını belirleyebilir, trafiğe takılmadan pijamalarınızla çalışabilirsiniz ama kendinizi yalıtılmış hissedebilir, ekip çalışmasından uzaklaşabilirsiniz. Mesai saatlerinin sabah sekiz, akşam altı olmaması ya da evden çalışmanın üretkenliği azalttığı fikri bir mit mi, yoksa gerçek mi? 

İş hayatıyla ilgili mitlerin bazıları gerçekleri gizler, bazılarıysa tamamen gerçek dışıdır. Bu mitleri tek tek incelemek, örnek olaylardan yola çıkarak önyargıları ve kavram yanılgılarını ortadan kaldırmak iş ortamınıza huzur getirir. İşyeri Mitleri kitabı işletme, psikoloji ve sosyoloji alanındaki en güncel akademik araştırmalara dayanıyor. Anlatımıysa yaşanmış vakalara dayanan örnekleri sayesinde oldukça anlaşılır. Kitap, işyeri mitlerinin teoride ve pratikte nasıl üstesinden geleceğinizi anlatıyor. 

Ian MacRae ve Adrian Furnham, İşyeri Mitleri kitabında şirketinizin aleyhine olabilecek kalıpyargılar ve varsayımları lehinize çevirebilmeniz için çalışma ortamıyla ilgili otuza yakın miti değerlendiriyor. İşyeriyle ilgili söylentileri enine boyuna tartışan İşyeri Mitleri kitabı, “Mesai sekiz saat olmalıdır, evden çalışmak üretkenliği azaltır, kadınlar işyerinde erkekler kadar rekabetçi değildir” gibi birçok miti bilimsel araştırmalara referans vererek örneklerle açıklıyor. Dijitalleşmiş küresel bir çağda çalışma ortamınızın 21. yüzyılın gerekliliklerine uyum sağlaması için İşyeri Mitleri kitabı size yeni ufuklar açacak.

Ian MacRae, Adrian Furnham’nın İşyeri Mitleri kitabını indirimli fiyat ve avantajlı kargo seçeneği ile satın almak için hemen tıklayın.

 

 

 

 



Kapat