Gözetim Performansı Artırır mı?

Gözetim, George Orwell’ın 1984 romanındaki “Büyük Birader”den,  Jeremy Bentham’ın Panoptikonuna kadar görünmez bir gözle “az”ın “çok”u denetleme isteğinin bir göstergesidir. Günümüzde iş hayatında gözetimin performansı artırdığına dair genel bir kanı var. Şirketler çalışanların verimliliklerini artırmak, çalışma ortamlarını iyileştirmek amacıyla işyerinde çalışanları gözetlemek için yeni yöntemler geliştiriyorlar. Kameralarla çalışanları takip etmek, ofise giriş çıkış saatlerini ve telefonla konuşma sürelerini kontrol eden elektronik veri toplama sistemleri kullanmak artık birçok işyerinde olağan bir durum. Sadece bu kadar da değil. Çalışanların şirket e-postalarına erişmek, bilgisayar ve iş telefonunu kayıt altına almak, hatta elektronik kartlar sayesinde ofis içi hareketlerinizi takip etmek de mümkün.

Tabii bunların hepsi iş ortamının verimini artırmak(!) için. Mesela işyerinde gözetimi savunanlar, gözetimin şirketlerine ekipman, müşteri memnuniyeti, harcamalar hakkında gerçek zamanlı görüş ve ölçütler sağladığını söylüyor.  Bunun için günümüzde kameraları bırakıp insansız hava araçlarına geçiş yapan şirketler var. Peki, çalışanlar onları ofiste gözetleyen biri oldukça daha üretken olabilirler mi? Gözetim, işyerinde zaman kaybını azaltıp verimliliği artırır mı? Aslında işyerinde gözetim konusuyla ilgili en önemli soru şudur: “işverenler gözetimde ne kadar ileri gidebilirler?”

İş hayatıyla ilgili gerçeklere hazır mısınız? Gözetim performansı artırır. Ofisinizde oyun alanları yaratmak, çalışanlarınızı daha mutlu eder. Maaşları artırmak her zaman daha yüksek motivasyonla sonuçlanır. İşyeri mitleri böyle uzayıp gider... Modası geçmiş, basmakalıp düşünceleri işyerinizden uzak tutmak isterseniz aradığınız çözüm İşyeri Mitleri kitabında sizi bekliyor!

İş hayatıyla ilgili mitlerin bazıları gerçekleri gizler, bazılarıysa tamamen gerçekdışıdır. Bu mitleri tek tek incelemek, örnek olaylardan yola çıkarak önyargıları ve kavram yanılgılarını ortadan kaldırmak iş ortamınıza huzur getirir. İşyeri Mitleri kitabı, işletme, psikoloji ve sosyoloji alanındaki en güncel akademik araştırmalara dayanıyor.  Anlatımıysa yaşanmış vakalara dayanan örnekleri sayesinde oldukça anlaşılır. Kitap, işyeri mitlerinin teoride ve pratikte nasıl üstesinden geleceğinizi anlatıyor.

Ian MacRae ve Adrian Furnham, İşyeri Mitleri kitabında şirketinizin aleyhine olabilecek kalıpyargılar ve varsayımları lehinize çevirebilmeniz için çalışma ortamıyla ilgili otuza yakın miti değerlendiriyor. İşyeriyle ilgili söylentileri enine boyuna tartışan İşyeri Mitleri kitabı, “mesai sekiz saat olmalıdır, evden çalışmak üretkenliği azaltır, kadınlar işyerinde erkekler kadar rekabetçi değildir” gibi birçok miti bilimsel araştırmalara referans vererek örneklerle açıklıyor. Dijitalleşmiş küresel bir çağda çalışma ortamınızın 21. yüzyılın gerekliliklerine uyum sağlaması için İşyeri Mitler’i kitabı size yeni ufuklar açacak.

Ian MacRae, Adrian Furnham’nın İşyeri Mitleri kitabını indirimli fiyat ve avantajlı kargo seçeneği ile satın almak için hemen tıklayın.

 

 

 

 

 



Kapat