Gölgedeki Sırlar

Liste Fiyatı : 44,00TL
İndirimli Fiyat : 33,00TL
Kazancınız : 11,00TL
Taksitli fiyat : 9 x 4,25TL
Havale/EFT ile : 31,35TL
9789752209664
364267
Gölgedeki Sırlar
Gölgedeki Sırlar
Bilgi Yayınevi
33.00

Öldürdüğünü düşündüğü genç kızın hayalini kendine yakın arkadaş edinen Sirap, sırlarla dolu olduğunu keşfettiği hayatına tutunmaya çabalar.

Özlemle beklediği ilk bebeğinin doğumuna iki hafta kalmıştır. İnsanların karanlık yüzünü ısrarla görmezden gelen Sirap, sırlar açığa çıktıkça yumduğu gözlerini aralamak zorunda kalır.

Lanetli olduğuna inanan genç adam, gerçekleri öğrendiğinde bu karanlığın içinden çıkabilecek midir?

Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel yapısını ve sıradan hayatları aniden değişen cesur insanların sevgiye ve dostluğa olan tutkusunu aktaran Gölgedeki Sırlar; cinayetler, ihanetler, kervanlara yapılan saldırılar arasında sıkışan kahramanların manevi çöküşünü ve gülümsemelerindeki acıyı başarıyla resmeder.

  • Açıklama
    • Öldürdüğünü düşündüğü genç kızın hayalini kendine yakın arkadaş edinen Sirap, sırlarla dolu olduğunu keşfettiği hayatına tutunmaya çabalar.

      Özlemle beklediği ilk bebeğinin doğumuna iki hafta kalmıştır. İnsanların karanlık yüzünü ısrarla görmezden gelen Sirap, sırlar açığa çıktıkça yumduğu gözlerini aralamak zorunda kalır.

      Lanetli olduğuna inanan genç adam, gerçekleri öğrendiğinde bu karanlığın içinden çıkabilecek midir?

      Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel yapısını ve sıradan hayatları aniden değişen cesur insanların sevgiye ve dostluğa olan tutkusunu aktaran Gölgedeki Sırlar; cinayetler, ihanetler, kervanlara yapılan saldırılar arasında sıkışan kahramanların manevi çöküşünü ve gülümsemelerindeki acıyı başarıyla resmeder.

      Kapak
      :
      Candan İşcan
      Stok Kodu
      :
      9789752209664
      Boyut
      :
      13,3 x 19,5 cm.
      Sayfa Sayısı
      :
      420
      Basım Yeri
      :
      Ankara
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2021
      Kapak Türü
      :
      Amerikan Kapak
      Kağıt Türü
      :
      Kitap Kâğıdı
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Aydın K. - 04.03.2021 20:38
      Okuduğum en güzel kitaplardan biri. İlk kitap olarak bir yazar daha iyi bir başlangıç yapamazdı. Humanizmin çok iyi bir örneği. Yazar, çok çetrefilli bir konuyu eşine az rastlanır bir tarafsızlıkla, empatisini hiç yitirmeden anlatmış. Farklı etnik gruplar arasındaki samimi ve paylaşımcı ilişkiler ağı, sır gibi saklanan bireysel ve etnik temelli haklı haksız düşünceler, önyargılar, karmaşık toplumsal ilişkiler gibi Anadolulu olmaktan kaynaklanan bir çok öğeye aşina olan okurlar bile bu eserden öğrenecekleri çok şey var. Romanda her bir bölüm ne gereğinden uzun ne de anlatım dili olarak eksik kalmış. O kadar ki neredeyse bu haliyle bile filmi çekilebilecek kurguya sahip. Her şey bir tarafa siz hiç böyle bir türk kahvesine tarifine rastladınız mı? "...Atölyeyi saran kuru kahvenin kokusu damağını kamaştırmıştı. Dudaklarında Arap kızın tadını hissetmek istiyordu. Sirap mahçup tavırlarla ocağa çalı çırpı sürdü, kavı tutuşturup üflediğinde ateş alevlendi. Az sonra korları ayırarak kümeledi, cezveyi üzerine yerleştirdi. Köpüğünü kaçırmamak için başında bekledi. Kahve kaynayınca ateşten aldı yavaşça pay etti. Bakır kapların içine oturan fincanlar göbek atarcasına arkaya kaykılmıştı. Kahverengi köpük salına alına geldi, Hayk Usta’nın üst dudağına kondu. Dumanını içine çekerek ilk yudumunu alan usta, lezzetin şevkiyle gözlerini kapattı. Sessizliğin içinde duygularıyla meşk ediyordu. s.107". Peki ya Ney'in nasıl bir müzik enstrüman olduğu ve yarattığı etkisine dair şöyle bir ifade duydunuz mu? "...Bedros Efendi elindeki neyi ona uzattı. ‘Bak evladım, hayatın tüm gizemi bu eşsiz aletin sedasında saklıdır. Üflemeden evvel su içti. Dişlerinin eksikliğiyle içeri çöken ağzı uzadı, köpürerek şişti, suyu yutmasıyla da söndü. İnce, titrek bir ses çıktı önce, kıvrılarak uzadı, kulaklardan kalbe indi. Sanki beyazlar içnde uçuşan entarisiyle bir peri şarkı söylüyordu. Burunlarının ucunda tertemiz kar kokusunu duydular, sonra önlerinde kaygısız akan duru bir nehir belirdi, yüreklerine minik bir pespembe bebeğin gülümsemesi doldu. Müzik dışardaki karanlığa süzüldü. Ceviz ağacının yapraklarına dokundu, çeşmedeki suyun her damlasına doldu, havaya tutunup tüm caddeye dağıldı. S.344".
Kapat