Dünyanın Öbür Ucuna Göç Etmek mi Savaşta Düşmanla Çarpışmak mı?

Ne doğup büyüdüğü topraklarda kendilerine yer edinebilmiş ne de büyük hayallerle göç ettikleri yabancı bir ülkeye ait olabilmiş üç umut yolcusunun hikâyesi bu. Başkonsolos Çınar Ergin’in yazdığı İlhan, Mahir ve David romanı, üç gencin Osmanlı topraklarından Amerika’ya uzanan zorlu yolculuğunu anlatıyor.

“Her şey 1820’de başladı.

O yıl Osmanlı topraklarının üç ayrı köşesinde,

Üç erkek çocuk doğdu.

Kültürleri, âdetleri farklı üç oğlan…”

Yedi tepenin de havasını ayrı ayrı soluyan İlhan, tam bir İstanbullu. Önce en yakın arkadaşını, sonrasında da anne ve babasını kaybeden İlhan, sevdiği kadın Meryem’in başkasıyla evlendirilmesiyle iyice yalnızlaşıyor. İlhan için dalgaların ve martıların sesinden başka bir şey kalmıyor İstanbul’a dair. 

Adana’nın zengin ailelerinden birine içgüveyi olarak giden Mahir’in hayatının, İlhan’ın hayatından çok bir farkı yok. Mutsuz evliliği dışında sahip olduğu hiçbir şey kalmamış. Ta ki Kırım Savaşı’nda İlhan ve David ile yolları kesişene kadar... 

Musevi David’in hayatı ise Zeynep’e âşık olması ile değişiyor. 19. yüzyıl Osmanlısında farklı dine mensup kişiler arasında imkânsız olan bu aşk çok da uzun sürmüyor. David kendisini bu topraklarda dışlanmış hissederken kendini savaşta buluyor. Kırım Savaşı, üç gencin hayatlarının dönüm noktası oluyor.

“İstanbul’dan bu yana çok yol teptik ama daha çok yolumuz var. İngiltere’de bakarsınız işler daha iyi gider, biraz toparlarız kendimizi. Az bir şey para da koyarız bir kenara. Sonra da vakti geldiğinde Atlantik denen büyük denizi aşar, gideriz Amerika’ya.”

Savaşta yaşadıkları onca zorluğu birlikte aşan, dert ortağı olan bu gençlerin hayatı, 1856’da savaş sonrasında bir araya geldikleri Topal Aram’ın Meyhanesi’nde, peşinden gitmeye karar verdikleri hayal ile değişiyor. O hayal umuda yolculuktur. Dünyanın öbür ucundaki topraklara göç etmek savaşta düşmanla çarpışmaktan daha çok korkutsa da bu hayal, dert ortaklığının hayal ortaklığına dönüşmesine neden oluyor.

Bu üç genç, ülkelerindeki savaş ortamının umutsuzluk girdabında dibe batarken Amerika’daki derin toplumsal ve siyasal sorunların tetiklediği iç savaşı tahmin bile edemezler. İlhan, Mahir ve David, barıştaki yalnızlığı değil, savaştaki dostluğu tercih eden, birbirlerine tutunurken aslında hayata tutunmaya çalışan üç can dostu... Tarihsel olaylarla örülü romanda, savaş ve ekonomik buhran bile bu üç genci çizdikleri yoldan alıkoyamıyor. Göç yolu bilinmezliklerle dolu olsa da İlhan, Mahir ve David’in en büyük yoldaşları umut.

İlhan, Mahir ve David, hayatımızın içinde her gün hayat hikâyelerine tanıklık edeceğimiz iyi bir yaşam sürmek için çabalayan üç arkadaş. Dönemin siyasi koşullarının, karakterlerin ruhsal dünyasına yansımasını okurken onlarla empati kurabileceğiniz bir roman. İlhan, Mahir ve David romanı, bulunduğumuz koşullardan şikâyet edip hiçbir şey yapmamaktansa hep umut etmeyi, her koşulda mutluluğu aramayı anlatıyor.

 

Çınar Ergin'in İlhan, Mahir, David kitabını indirimli fiyat ve avantajlı kargo seçeneği ile hemen satın almak için tıklayın.

 

 

 

 

 

 

Kapat