Çift Başlı Kartal’ın Sırrı Nedir?

Futbolu takip edenler fark etmiştir. Şu anda Süper Lig’de oynayan dört kulübün ortak bir özelliği var: Çift başlı kartal.

Konyaspor, Çorum FK, Erzurumspor ve Amed SFnin armalarında çift başlı kartal sembolü yer alıyor.

Futbol kulüplerinin bu sembolü seçmeleri Türkiye’ye özgü değil. Yunanistan’dan AEK ve PAOK, Hollanda’dan Vitesse ve Nijmegen kulüplerinin armalarında da çift başlı kartal var.

Çift başlı kartalın hikâyesi futbol kulüpleriyle sınırlı değil. Eski imparatorluklardan günümüzdeki ülke bayraklarına, dini kurumlardan yerel yönetimlere, emniyet birimlerine kadar dünyanın dört bir yanında birbirinden bağımsız onlarca yerde kullanılan bir sembol. Dünya çapında ne kadar geniş bir coğrafyada ve ne kadar çok çeşitli alanda kullanıldığını görmek için belli başlı bazı örnekleri vermek bile yeterli olacaktır.

Eski imparatorluklardan; Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Rus Çarlığı, Avusturya İmparatorluğu, Roma-Cermen İmparatorluğu çift başlı kartalı bayraklarında kullanmış.

Günümüz ülkelerinden; Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ bayraklarında kullanıyor.

Dünyadaki yerel yönetimlerden; Almanya’da Diusburg, Essen, Hollanda’da Nijmegen, Groningen, İspanya’da Toledo, Belçika’da Antwerp, İtalya’da Velletri, Bolivya’da Potosi ve burada sayılamayacak kadar çok örnek var armalarında çift başlı kartal simgesini kullanan.

Türkiye’de kullanan valilik ve belediyelere baktığımızda Niğde ve Konya valiliklerinin, Konya, Diyarbakır, Erzincan belediyeleri ve pek çok ilçe belediyesinin armalarında çift başlı kartalı tercih ettiğini görüyoruz.

Dünya çapındaki büyük masonik cemaatler ve Fener Rum Patrikhanesi gibi bazı dini kuruluşlar da sembol olarak çift başlı kartalı kullanıyor.

Eğitim alanında da Türkiye’de Atatürk Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Dicle Üniversitesi logolarında çift başlı kartalı görüyoruz.

Çift başlı kartalın Türkiye’de en yaygın kullanıldığı alanlardan biri de emniyet teşkilatları. Emniyet Genel Müdürlüğü, Polis Akademisi ve bu kurumlara bağlı tüm alt birimlerde kullanılıyor.

Peki nedir bu çift başlı kartalın hikâyesi?

Tüm dünyada, bu kadar geniş coğrafyada, bu kadar büyük ve önemli kurumların, birbirleriyle doğrudan bir bağlantıları olmadan çift başlı kartalı kendi sembolleri olarak seçmiş olmalarının altında yatan sır nedir?

Kutsal Topaloğlu’nun yazdığı roman tam da bu sırrın peşine düşüyor. Washington’da yaşayan yirmi iki yaşındaki Joshua, çift başlı kartalı önce oradaki Mason Müzesinde görüyor. Sonra aynı sembol, babasının Erzurum’da, Çifte Minareli Medrese önünde yıllar önce çekilmiş eski bir fotoğrafında karşısına çıkınca yola çıkmaya karar veriyor. Washington’dan İstanbul’a, oradan Erzurum’a, sonra Fırat’ın doğduğu yerden başlayıp Fırat kıyısında kurulup yıkılmış uygarlıkları adım adım takip ederek Mezopotamya’yı baştan başa aşacağı bu yolculuk, hem kendi varlığını hem babasının izlerini aradığı hem de çift başlı kartalın sırrının peşine düştüğü bir yolculuk oluyor. Bu gerilim dolu yolculukta, sanki çift başlı kartal da Joshua’yla birliktedir, ancak Joshua, kartal onu tehlikelerden koruyor mu, yoksa ölüme mi götürüyor, bir türlü emin olamıyor.

Kutsal Topaloğlu’nun Çift Başlı Kartal’ın Gölgesi adlı kitabı heyecan dolu bir polisiye olmanın ötesinde ilk inançlar, Gök Tanrı Dini, Şamanizm, Antik Mezopotamya Uygarlıkları konularında çok farklı bilgiler de içeren eşsiz bir roman.

 

Sipariş için: Çift Başlı Kartal'ın Gölgesi

 

Kapat