Olmayacak Şeylerin Romanı

%25 indirimli
320,00TL
240,00TL
Taksitli fiyat: 9 x 30,93TL
Havale/EFT ile: 228,00TL
Aynı gün kargo
Kapak
Candan İşcan
Stok Kodu
9789752215641
Boyut
13,3 x 19,5 cm.
Sayfa Sayısı
208
Basım Yeri
Ankara
Baskı
1
Basım Tarihi
2026
Kapak Türü
Amerikan Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kâğıdı
Dili
Türkçe
9789752215641
364515
Olmayacak Şeylerin Romanı
Olmayacak Şeylerin Romanı
240.00

“Dönen mavi beyaz bir küre... Yaklaşıyoruz, yaklaşıyoruz... Üzerinde milyarlarca insan. Za­manlarının yarısını öylece durarak, diğer yarısını oradan oraya koşturarak geçiriyorlar. Okula, savaşa, savaş karşıtı yürüyüşlere, markete, kerhaneye, misafirliğe, dua etmeye, gelinlik provasına, spor müsabakalarına gidiyorlar. Yıllar böyle geçiyor. Sonra yaş­lanıyorlar ve sık sık hastaneye gitmeye başlıyorlar. Sona yaklaş­tığımız halde ortaya çıkan elle tutulur bir şey yok. Bir anafikir? Kıssadan hisse? Hikâyenin sonu da belli üstelik. Mezarlığa gidi­yorlar, başkaları tarafından taşınarak. Pek yakında...”

Yüzü, onu gören herkeste nefret uyandırdığı için insan içine çıkarken maske takmak zorunda olan ünlü bir yazar, “gönüllü esaret” yasasıyla köle olmaya karar veren bir kadın ve yakınları ölmüş insanların acılarını dindirme yeteneğine sahip fakat dindirdiği her acıyla da kendi ruhunu çürüten bir adam... Birinin maskesi, diğerinin teslimiyeti, ötekinin yeteneği aynı hikâyenin farklı yüzlerine dönüşüyor. Nefretle aşk, esaretle özgürlük, ölümle doğum arasındaki sınırlar belirsizleşiyor; büyük şakacı yine kendi oyununu oynuyor.

Hürer Ebeoğlu, Olmayacak Şeylerin Romanı’nda kaderin ironisini, toplumsal normların absürtlüğünü ve insanın en uç arayışlarını sorguluyor. “Hoşkusur”un estetiğiyle örülmüş bu roman, duygusal mutasyona uğramış bir çağın aynasında insanın kendine yabancılaşmasının tekinsiz bir kaydını tutuyor.

 

“Dönen mavi beyaz bir küre... Yaklaşıyoruz, yaklaşıyoruz... Üzerinde milyarlarca insan. Za­manlarının yarısını öylece durarak, diğer yarısını oradan oraya koşturarak geçiriyorlar. Okula, savaşa, savaş karşıtı yürüyüşlere, markete, kerhaneye, misafirliğe, dua etmeye, gelinlik provasına, spor müsabakalarına gidiyorlar. Yıllar böyle geçiyor. Sonra yaş­lanıyorlar ve sık sık hastaneye gitmeye başlıyorlar. Sona yaklaş­tığımız halde ortaya çıkan elle tutulur bir şey yok. Bir anafikir? Kıssadan hisse? Hikâyenin sonu da belli üstelik. Mezarlığa gidi­yorlar, başkaları tarafından taşınarak. Pek yakında...”

Yüzü, onu gören herkeste nefret uyandırdığı için insan içine çıkarken maske takmak zorunda olan ünlü bir yazar, “gönüllü esaret” yasasıyla köle olmaya karar veren bir kadın ve yakınları ölmüş insanların acılarını dindirme yeteneğine sahip fakat dindirdiği her acıyla da kendi ruhunu çürüten bir adam... Birinin maskesi, diğerinin teslimiyeti, ötekinin yeteneği aynı hikâyenin farklı yüzlerine dönüşüyor. Nefretle aşk, esaretle özgürlük, ölümle doğum arasındaki sınırlar belirsizleşiyor; büyük şakacı yine kendi oyununu oynuyor.

Hürer Ebeoğlu, Olmayacak Şeylerin Romanı’nda kaderin ironisini, toplumsal normların absürtlüğünü ve insanın en uç arayışlarını sorguluyor. “Hoşkusur”un estetiğiyle örülmüş bu roman, duygusal mutasyona uğramış bir çağın aynasında insanın kendine yabancılaşmasının tekinsiz bir kaydını tutuyor.

 

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat