Sevgi otizmin tek ilacıdır!

Eşref Karadağ’ın “Sevgi İzi”; bir çocuğun (İrem) bakış açısıyla yazılmış, yalın ve abartısız, önemli bir çocuk romanı. Otizm hakkında dolaylı bilgiler veren, çocukların kendilerinden farklı olanları anlamalarına ve empati geliştirmelerine yardımcı olacak bir eser. Romanın otistik karakteri Oğul’un iki kez kaybolma tehlikesi yaşaması, romana adını veren “Sevgi İzi” projesini anlatmak için bir vesile olarak kullanılmış. Yazar, kitabını da “Sevgi İzi”nin mucidi Müge Anlı’ya adamış…

İrem’in OTİZM’li Kuzeni: OĞUL AKÇİÇEK 

Hayatlarının ortasına, tıpkı bir bomba gibi düştü!.. Bütün düzenleri altüst oldu. İrem’in anne babası, o daha eve gelmeden birkaç gün önce, tartışmaya başladı. Oğul’un varlığını kabul etmek istemeyen İrem’in babası, kısa bir süre sonra bavulunu toplayıp evden ayrıldı. Evdeki yardımcıları Naciye Abla ile birlikte bütün sorunların üstesinden gelmek de, İrem’in annesi Nevin Hanım’a kaldı.   

Oğul; Almanya’da doğmuş, korkunç bir yangında anne babasını, daha sonra da ona bakan yaşlı anneannesini kaybetmiştir. Başka hiçbir yakını olmadığı için, Oğul’un sorumluluğunu teyzesi (İrem’in annesi) Nevin Hanım üstlenir. Tek sorun, Oğul’un çok özel bir çocuk oluşu nedeniyle özel eğitime ihtiyaç duymasıdır. Onu anlayabilmek, “ortak bir dil” oluşturmak için hepsi çok sabır göstermek zorundadır.

“Oğul’u Kullanma Kılavuzu”  

Annesi ölmeden önce, sağduyulu davranarak Oğul ile ilgili bir defter tutmuştur. Oğul’un bavulundan çıkan bu defter, herkesin işini kolaylaştıracak bilgilerle doludur. İrem, teyzesinin yazdığı bu deftere “Oğul’un Kullanma Kılavuzu” adını vermiştir. Defterde örneğin şöyle bilgiler vardır:  

“Normal çocuklar gibi arkadaşlık kuramaz oğlum. Dediklerinizi anlar ama sizinle karşılıklı konuşamaz”, “İlgi alanları vardır, ölesiye korktuğu şeyler vardır”, “Okula giderken Pinokyosundan, evde olduğunda da misketlerinden ayrılamaz Oğul. Temel ihtiyaçlarından pek çoğunu Pinokyosunu sallayarak söyler. Acıktı, doydu, su, uyku, kaka gibi… Ancak pek çok duyguyu adlandıramaz” (s. 22-23).

       

“İki Resim Arasındaki Yedi Değişikliği Bul” Uzmanı

“Eşyaları düzeltme alışkanlığı artmıştı. Odasındaki her şey ilk konduğu yerde durmalıydı. Oyuncakları, hamurları, boyaları, kalemleri, misket kavanozu, Pinokyo’su, bilgisayarının faresi… Ayakucundaki minderinin bile değiştirilmemeliydi yeri. Bunu nasıl yapıyordu bilmiyorum; tek bakışta anlıyordu değişikliği. Anlayacağınız, ‘iki resim arasındaki yedi değişikliği bul uzmanı’ydı kuzenim. Eskisi gibi şiddetli krizler geçirmese de huysuzlanıyordu yine” (s. 70). 

Bir gün Oğul kaybolur, daha doğrusu kaybolduğunu sanırlar. Aramak için seferber olan komşular eve doluştuğunda, ev sahipleri Şaziment Hanım Teyze bir öneride bulunur:

 “Sol bileğin üstüne işleniyor Sevgi İzi. Dört veya beş rakamdan… Küçük büyük herkes kullanıyor. Kişi kaybolduğunda…”

“Sevgi İzi”ni Annem hoş karşılamıyor ama…

“Hiç hoş değil” diyerek sözünü kesti annem: “Bu çocuklar özel, zaten herkesin gözü üzerinde. Bir de sayılarla mı damgalayalım onları. Ben asla yaptırmam böyle şeyi” (s. 58).

Oğul yüzme kursunda, ikinci kez yok olur ortadan… Teyzesi, koca tesisin altını üstüne getirip onu bulur sonunda. Oğul’u ararken birçok insan, kolunda “sevgi izi” olup olmadığını sorar kendisine.

“Kurs süresince Sevgi İzi’ni düşünmüş annem. ‘Damga’ deyip istemediği o rakamların ne kadar gerekli olduğunu, kaybolduğunda bulanın işini kolaylaştıracağını anlamış. Hatta ilgili internet sitesine başvuruda bulunmuş. Oradan aldığı numarayı da bir dövmecide Oğul’un koluna işletmiş.

Şaziment Hanım Teyze’nin dediği olmuştu sonunda. Oğul’un da ‘benibuldular’ sitesinde bilgileri vardı artık. Kolunda da beş rakamdan oluşan sevgi izi…” (s. 101-102).

 

Sevgi Otizmin Tek İlacıdır!

Gel zaman git zaman, her şey yoluna girer. Artık gerçek bir aile olmuşlar, İrem bir kardeş kazanmış, İrem’in zamanla yumuşayarak gerçekleri kabullenen babası, Oğul’u kendi oğlu olarak benimsemiş ve evine dönmüştür.

“Sevgi İzi” güçlü gözlemleri, dozunda duygusallığı, gerçekleri çocuk gözüyle ve abartısız bir dille anlatışı, toplumsal bir yaraya parmak basarak “otizm” hakkında farkındalık yaratmasının yanı sıra, çocukların çok severek okuyacakları sımsıcak bir roman.

“Sevgi İzi”nin mucidi MÜGE ANLI’ya adanmış bir kitap…

Zihinsel engelli, Alzheimer ya da benzeri rahatsızlıkları bulunan yakınlarımızın bir gün aniden kaybolacağı korkusunu hep yaşarız. Sorun, bu tür rahatsızlığı bulunan yakınımızın kendini ifade edemeyecek olması... Kaybolduğu zaman nereye gideceğini, ne yapacağını bilemeyecek olmasıdır. Son derece savunmasız ve her türlü tehlikeye açık!

Yıllardır kayıp insanları yakınlarına kavuşturan, araştırmacı gazeteci Müge Anlı engelli kayıplarının daha kısa sürede bulunması için “Sevgi İzi” projesini hayata geçirdi; www.benibuldular.com sitesini açtı. Bu site, kayıpların bulunması için güvenlik güçlerine ve ailelere yardımcı oluyor.

Aileler; yakınlarının kaybolma olasılığına karşı, iletişim adres ve telefonlarıyla bu siteye başvurup formu dolduruyor. Siteden kendilerine verilecek özel numara, kaybolmasından endişe edilen kişinin sol bileğinin üzerine dövme olarak işleniyor. Günün birinde kaybolursa kolundaki bu “Sevgi İzi” onun güvencesi oluyor!

Kayıp kişinin kolundaki Sevgi İzi'ni görenler; polis, jandarma ya da en yakındaki ilgili birime başvuruyor. Ardından bu internet sitesi devreye girip, kolunda o "rakam"ı taşıyan kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini, ilgili birime veriyor; kişinin bir an önce ailesine kavuşması sağlanıyor.

Koluna Sevgi İzi uygulanan kişiyle ilgili herhangi bir bilgi, fotoğraf ya da iletişim bilgisi bu sitede kesinlikle yayımlanmıyor. Bilgiler tamamen gizli ve sadece kişi bulunduğunda devlet yetkililerine veriliyor.

 

SEVGİ İZİ” çocuk romanını indirimli fiyat ve avantajlı kargo seçeneği ile hemen satın almak için tıklayın.

 

 

 

 

 

Kapat